Denemelerin ortasında, Meryem Rivka'ya zor zamanlarda nasıl sakin kalınacağını sorar. O da, İsa'nın zor zamanlarda daha çok dua ettiğini söyler. İsa, dağın tepesinde dua ederdi. Bir adam, öğrencilere çocuğunu iyileştirmeleri için getirmişti. Ancak öğrenciler çocuğu iyileştiremediler. İsa duadan geldiğinde, öğrencilerini azarlayıp ''Bu sadece dua ile geçer'' demiştir. Rivka, Tanrı ile zaman geçirmenin, dua etmenin, Sözlerinden ders çıkarmanın, iradesini aramanın ve O'na tapmanın bir yaşam biçimi olduğunu söyler. Yani yaşam zorlaştığında, hazırız. Dua ederek zaman geçirmek bir zorunluluk değil ama bir ayrıcalıktır. Rivka'nın da dediği gibi, İsa kendi başına kalmak için sık sık uzaklaşırdı. Düzenli olarak Babası ile kasten zaman harcayarak onu izleyenlere bir örnek olmuştur. İsa'yı izleyenler olarak, dua ettiğimizde Tanrı'nın huzurunu alırız. İşte bu, İsa'yı izleyenlerin hayatta çektiği acılara katlanmanın ve bunlara nasıl tahammül ettiğinin kanıtıdır: Her şeyin üzerinde egemen olan Tanrı ile iletişim içinde ve ilişki halinde olmaktır.